Şimdi susma zamanı değil…

Şimdi susma zamanı değil…

‘Bu karar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk ve tek!’

‘Bu karar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk ve tek!’

TURKIYEMNET HABER VE NUHTV DEN GÜÇ BİRLİĞİ

TURKIYEMNET HABER VE NUHTV DEN GÜÇ BİRLİĞİ

SEÇİME 47 GÜN KALA

SEÇİME 47 GÜN KALA

ADAYLARDA SON DURUM

ADAYLARDA SON DURUM

12 Şubat Amerikan Basınından Özetler
  • Ana Sayfa » Dünya
  • 12 Şubat 2019 - 15:57:33
12 Şubat Amerikan Basınından Özetler

12.02.2019 18:52 | Son Güncelleme

Los Angeles Times, ”Sınırda Siyasi Hesaplaşma” başlıklı haberinde, Kongre’nin Cuma günü ve sonrasında hükümetin açık kalması için prensipte anlaştığını, Başkan Trump’ınsa Texas’taki sınır kenti El Paso’da sınır duvarı planına destek toplamak için miting düzenlediğini yazıyor. Gazete, Trump’ın mitingiyle eş zamanlı olarak geçtiğimiz dönemki Kongre’de El Paso’yu temsil eden Demokrat Partili Beto O’Rourke’un da bir miting düzenlediğini bildiriyor. Habere göre Trump’ın El Paso’da toplanan tabanına kentte şimdiden duvar inşaatına başladığını söylemesi, gerçeği yansıtmıyor. Trump, El Paso’da Kongre’nin hükümetin açık kalması için vardığı anlaşmadan bahsetmedi, ancak kalabalığa, anlaşmanın ayrıntıları öğrenmekle uğraşmadığını, çünkü bir an önce sahneye çıkıp seçmene seslenmek istediğini söyledi. Trump, miting sırasında, ”Washington’da kalıp gelişmeleri dinleyebilirdim ya da El Paso halkının yanına gidebilirdim, ben sizi seçtim,” dedi. El Paso’nun Kongre’deki eski temsilcisi Beto O’Rourke ise Meksika-Amerika sınırından korkmak yerine yasaların, liderlerin ve siyasi söylemin Amerika’nın değerlerini yansıtması gerektiğini kaydetti. Kasım ayındaki ara seçimlerde Senato yarışını Cumhuriyetçi rakibi Ted Cruz’a kaybeden, 2020 başkanlık seçiminde aday adayı olup olmayacağı ise henüz kesinleşmeyen O’Rourke, El Paso ve komşu Meksika kenti Juarez’in ”tek bir toplum” olduğuna vurgu yaptı. Dün geç saatlerde varılan anlaşmanın Kongre’den geçmesi durumunda hükümeti yeniden kapatma riskine girme sorumluluğu, Başkan Trump’ın üzerinde olacak.

Washington Post ise ”Sosyalist Venezuela’da Güven Krizi” başlıklı haberinde, Venezuela halkının sadece ülke liderliğini değil, ekonomik modeli de sorguladığını yazıyor. Gazete, Venezuela’daki ekonomik ve siyasi krizle ilgili tartışmaların Maduro’nun kendi başarısızlıklarının yanısıra sosyalizmin sorgulanmasına da odaklandığını bildiriyor. Uzmanlara göre Venezuela’nın çöküşünde sosyalizmin oynadığı rol, çok belirgin değil. Ülkedeki sosyalist uygulamalar, petrol kaynaklarından elde edilen gelirle bir zamanlar Batı Yarımküre’nin en eşitlikçi toplumlarından birini yaratmayı başarmıştı. Ancak devletin fiyatlar ve döviz kurları üzerinde oynaması, yolsuzlukların artması, kötü yönetim ve baskılar, Venezuela ekonomisini felakete sürükledi. Anketlere göre bugün Venezuela’da kamuoyunun üçte biri sosyalizmi hala destekliyor. Kısmen bir polis devleti olarak tanımlanabilecek Venezuela’da uygulanan sosyalist politikaları Kanada’daki ücretsiz sağlık hizmetleri sistemi ya da Fransa’daki yüksek vergi oranlarıyla kıyaslamak mümkün değil. Ancak ülke, özel mülkiyetin ve yabancı yatırımların son derece kısıtlı olduğu Küba ya da Kuzey Kore’ye de benzemiyor. Venezuela eski Ticaret ve Sanayi Bakanı Moises Naim, Venezuela’daki krize yolsuzluk ve ülke idaresindeki beceriksizliklerin de büyük katkısı olduğunu söylüyor.

New York Times ise 2020 başkanlık yarışına katılacak kadın aday adaylarına yönelik cinsiyet ayrımcılığıyla ilgili bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, 2016 yarışında Demokrat Parti adayı Hillary Clinton’a karşı kullanılan ”sevimsiz, cırtlak sesli, soğuk, kaba” gibi bazı sıfatların şu anda Elizabeth Warren, Kamala Harris ve Kirsten Gillibrand gibi adaylar için kullanılmaya başlandığına dikkat çekiyor. Seçim kampanyalarındaki çifte standartlarla ilgili araştırmalara göre kadın adaylara yönelik isteksizliği, seçmenlerin kadınları tanımlamak için kullandıkları kelimelerde somut şekilde görmek mümkün. Seçmenler ayrıca kadın adaylarda daha çok hata ararken kadın adayları erkeklere kıyasla daha farklı standartlara tabi tutuyor. Örneğin haftasonunda adaylığını açıklayan Minnesote Senatörü Amy Klobuchar, siyasi çevrelerde sık sık ”zor bir patron” olarak tanımlanıyor. Ancak erkek siyasetçilerin de yanlarında çalışanlara baskı yaptığının bilinen bir gerçek olduğunu yazan gazeteye göre Klobuchar’ın erkek rakiplerinden farklı standartlara göre değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini zaman gösterecek. 2020 başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın karşısına şimdiden Demokrat Parti’den altı kadın aday adayının çıkması, cinsiyetçi söylemleri ve çifte standartların daha sık gündeme getirebilir. Ancak uzmanlara göre genel seçimlerde partizanlık, her şeyden önce geliyor. Bu da aday kim olursa olsun seçmenlerin destekledikleri partiye sadık kalacakları anlamına geliyor.



KAYNAK : [author_name]

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZARLARI

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Wordpress Tema indir