CHP ve KILIÇTAROĞLU

CHP ve KILIÇTAROĞLU

MÜSLÜMANLIK HAKİKATEN ZOR SANAAT

MÜSLÜMANLIK HAKİKATEN ZOR SANAAT

Yerli Otomobil- Velhasıl Ağlamayı Bilmiyoruz

Yerli Otomobil- Velhasıl Ağlamayı Bilmiyoruz

HALKLARIN DEMOKRASİ PARTİSİ 3.OLAĞAN KONGRESİNİ SİZİN İÇİN İZLEDİM

HALKLARIN DEMOKRASİ PARTİSİ 3.OLAĞAN KONGRESİNİ SİZİN İÇİN İZLEDİM

“SİYASİ PARTİ” AKPARTİ ve MHP İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR KAÇ KELAM.

“SİYASİ PARTİ” AKPARTİ ve MHP İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR KAÇ KELAM.

13 Şubat Amerikan Basınından Özetler
  • Ana Sayfa » Dünya
  • 13 Şubat 2018 - 16:32:32
13 Şubat Amerikan Basınından Özetler

13.02.2018 18:40 | Son Güncelleme 59 dakika önce Wall Street Journal dün akşam kadınlar snowboard yarışmasında altın madalya alan Kore asıllı 17 yaşındaki Amerikalı Chloe Kim’i ana sayfasına taşımış. Gazete, daha önceki snowboard müsabakalarında da altın madalya alan Amerikalı sporcuların kış olimpiyatlarının en çok ilgi çeken bu dalında madalya podyumundaki hakimiyetini pekiştirdiğini yazıyor. Wall Street […]

13.02.2018 18:40 | Son Güncelleme

Wall Street Journal dün akşam kadınlar snowboard yarışmasında altın madalya alan Kore asıllı 17 yaşındaki Amerikalı Chloe Kim’i ana sayfasına taşımış. Gazete, daha önceki snowboard müsabakalarında da altın madalya alan Amerikalı sporcuların kış olimpiyatlarının en çok ilgi çeken bu dalında madalya podyumundaki hakimiyetini pekiştirdiğini yazıyor.

Wall Street Journal bugün ayrıca Amerika’nın Kuzey ve Güney Kore’yle ilişkileriyle ilgili haberleri aktarmayı sürdürüyor. Gazete, Trump Yönetimi’nin Kuzey Kore’ye yönelik sert tutumunda değişiklik yaparak, Güney Kore’nin kuzey komşusuyla diyalog kurma yaklaşımına sıcak bakmaya başladığını yazıyor. Habere göre Amerika, Pyongyang hükümetiyle ön görüşmelere başlamaya hazır olduğunun sinyallerini veriyor. Bu yaklaşım, geçen yıl müzakerelerin başlaması için Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması şartı koşan Amerika’nın tavır değiştirdiğini gösteriyor. Ancak gazete, bu tavır değişikliğinin Beyaz Saray’ın Kuzey Kore’ye ”azami baskı” uygulama politikasından vazgeçtiği anlamına gelmediğini vurguluyor ve Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un da dün altını çizdiği gibi, şu anki amacın, tarafların görüşmeye hazır olup olmadığını anlamak için nabız tutmak olduğunu kaydediyor.

New York Times’ın ana sayfasındaysa eski Başkan Barack Obama ve First Lady Michelle Obama’nın dün Ulusal Portre Galerisi’nde törenle açılışı yapılan resmi portreleriyle ilgili haber göze çarpıyor. Gazete, son 50 yıldır Ulusal Portre Galerisi’nde beyaz başkanların yine beyaz ressamlar tarafından yapılan resmi portrelerinin açılışlarının yapıldığını, ancak bunun Obamalar’la birlikte değiştiğini yazıyor. Siyah bir başkan ve First Lady’nin portrelerinin siyah ressamlar tarafından resmedilmesi, galeri tarihinde bir ilk. Eski Başkan Obama’nın kravatsız takım elbiseyle sandalyede otururken resmedilmesi, sanat eleştirmenlerine göre samimiyetin bir göstergesi. Obama’nın yüz ifadesiyse eski başkanın günümüze damgasını vuran meselelerle ilgili derin düşüncelere daldığının bir betimlemesi. Gazete, eski First Lady’nin de tıpkı eşi gibi resmi olmayan bir havada betimlendiğini, beyaz geometrik desenli elbisenin Michelle Obama’nın sakin ancak güçlü kişiliğini yansıttığını yazıyor.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın Kongre’ye gönderdiği 4 trilyon 400 milyar dolarlık bütçenin ayrıntılarına yer veriyor. Gazete, bütçenin askeri harcamaları büyük oranda arttırırken sosyal programlarda ciddi kesintiler yaptığını ve önümüzdeki on yılda bütçe açığının en az 7,1 trilyon dolar artmasına yol açacağını vurguluyor. Gazete bugünkü başyazısını da bütçeye ayırmış. Trump’ın başkanlık kampanyası sırasında ”Amerika’nın unutulan insanlarının” en büyük savunucusu olacağı sözü verdiğini, ancak yoksulların ve orta gelir grubunun yararlandığı başta sağlık olmak üzere birçok programda kesinti yapma önerisi getiren Başkan’ın şimdi bambaşka bir tablo çizdiğini kaydeden başyazı, şöyle devam ediyor: ”Başkan Trump bir yandan federal bütçe açığını yükseltirken diğer yandan sağlık programlarında, ulaşımda, gıda karnelerinde ve başka birçok hayati hükümet programında kesintiye gidiyor. Bütçe, nesiller sonra ilk kez yoksullardan aldığını bu kadar büyük ölçüde zenginlere veriyor. Bu plan, federal hükümeti yok edip orduyu güçlendirmek isteyen aşırı sağcıları sevindirmekten başka işe yaramaz. Varoluş amacı küresel sorunları savaşa gitmeden çözmek olan Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesi yüzde 27 oranında kesilirken askeri harcamalar yüzde 14 oranında artıyor. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinde yüzde 20’lik, Eğitim Bakanlığı’nınkindeyse yüzde 10 buçukluk kesinti öngörülüyor. Yoksulların yararlandığı gıda karnelerindeyse on yıl içinde yüzde 30’luk kesintiye gidilecek. Kongre bu planı onaylarsa milyonlarca Amerikalı, gıda, barınma ve sağlıkta hükümet sübvansiyonlarını kaybedecek. Yoksulluk, evsizlik ve açlık artacak. Bütçe, bir başkanın ilkelerinin yansımasıdır. Trump, milyonlarca Amerikalı’nın ihtiyaçlarını hiçe sayarak iki partinin üzerinde anlaştığı bütçeyi baltalamak için elinden geleni yapacak gibi görünüyor.”

Washington Post ise Suriye’deki savaşın geçirdiği değişimle ilgili bir habere yer ayırıyor. Gazete, Suriye, İran, Türkiye, Rusya ve Amerika’nın savaş sonrası nüfuz elde etmek için bizzat bölgede bulunduğunu, vekil savaşlarının yerini bu ülkelerin bölgedeki fiziksel varlığının aldığını yazıyor. Habere göre Amerika’nın NATO müttefiki Türkiye’nin Amerika’nın desteklediği Kürtlerle savaşması, Suriye hükümetinin Amerika destekli Kürtlere saldıran aşiret milislerini desteklemesi, Rusya’nın bir yandan savaşırken diğer yandan barış için arabulucu rolü oynaması, bölgedeki savaşın kapsamının giderek genişlediğinin işaretleri. Ancak gazeteye göre Suriye savaşının genişlemesine neden olacak en büyük tehlike, İran’dan kaynaklanıyor. İsrail, Suriye hükümeti’ne kaybettiği toprakları geri alması için yardım eden ve bu süreçte Suriye’deki etkisini arttıran İran’ı dikkatle izliyor. Haftasonunda İran’a ait bir İHA’nin İsrail hava sahasına girmesi ve 1980’lerden bu yana ilk kez İsrail’e ait bir askeri uçağın vurulması, İsrail-İran gerginliğinin daha da artmasına yol açtı. Birçok uzmana göre Suriye’de en çok kozu elinde bulunduran ülke, Rusya. Suriye’de şimdiye kadar elde ettiği kazanımları istikrara kavuşturup kalıcı hale getirmeyi amaçlayan Rusya, uzmanlara göre Türkiye, İsrail ve Amerika’nın gerginlikleri gidermede başvuracağı ilk ülke olacak gibi görünüyor.



KAYNAK : [author_name]

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Wordpress Tema indir