AĞRI SPORA 1 MİLYON TL YARDIMI NEDEN REDDETTİLER

AĞRI SPORA 1 MİLYON TL YARDIMI NEDEN REDDETTİLER

Sahipsiz Ağrı’nın 80 büyüğü varmış?

Sahipsiz Ağrı’nın 80 büyüğü varmış?

YÜZDE 60 OY AMA YOL STABİLİZE

YÜZDE 60 OY AMA YOL STABİLİZE

AK Parti’li Vekil, sahte hesaptan kendi kendini överken yakalandı

AK Parti’li Vekil, sahte hesaptan kendi kendini överken yakalandı

GÜZEL ADAMA ÇİRKİN SALDIRILAR!!!

GÜZEL ADAMA ÇİRKİN SALDIRILAR!!!

Fastfood ürünlerle çocuklarınızı ödüllendirmeyin | GAZETE VATAN
  • Ana Sayfa » Sağlık
  • 23 Eylül 2018 - 12:28:33
Fastfood ürünlerle çocuklarınızı ödüllendirmeyin | GAZETE VATAN

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp  Fakültesi Öğretim Üyesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Coşkun “Çocuğa  verilecek olan beslenme bilgilerinin aile tarafından da uygulanması lazım. Eğer anne-baba bunu uygulamıyorsa çocuğa uygulatması mümkün değil.” dedi.    Beslenmenin aile tarafından aşılandığını, çocuğa verilecek beslenme  bilgilerinin aile tarafından da uygulanması gerektiğini ifade eden Çoşkun, “Eğer  anne-baba bunu uygulamıyorsa çocuğa […]

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp  Fakültesi Öğretim Üyesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Coşkun “Çocuğa  verilecek olan beslenme bilgilerinin aile tarafından da uygulanması lazım. Eğer anne-baba bunu uygulamıyorsa çocuğa uygulatması mümkün değil.” dedi. 

 

Beslenmenin aile tarafından aşılandığını, çocuğa verilecek beslenme  bilgilerinin aile tarafından da uygulanması gerektiğini ifade eden Çoşkun, “Eğer  anne-baba bunu uygulamıyorsa çocuğa uygulatması mümkün değil. Evin içinde yüksek  kalorili diyetleri ön plana koyar ama çocuğa yasak getirirseniz bu çok zor bir  şey. Bir şeyi yedirmemenin, çocuğuna aldırmamanın en önemli faktörü evin içine de  aldırmamak. Ailenin bilgilendirilmesi çok önemli dolayısıyla anne-babanın da bunu  uygulaması çok önemli. Anne-baba kilolu, kendisiyle ilgili hiçbir derdi yok ama  ‘çocuğum kilo almasın’ telaşında. Dolayısıyla çocuk o alışkanlıkları evin içinde  görerek ona göre hareket ediyor. Dolayısıyla bu konuya dikkat etmek lazım.” diye  konuştu.

 

Coşkun, teknolojinin gelişmesiyle çocukların oyun alışkanlıklarının da  değiştiğini vurgulayarak, telefon, bilgisayar ve televizyonun hareketsizliği  arttırdığını söyledi.

 

Çocukların artık sokak oyunları oynamadığını belirten Coşkun, şunları kaydetti:

 

“Hareketsiz yaşam arttı. Yüksek kalorili diyet bütün dünyada maalesef  çok ön planda. Bunun içinde tatlı grupları var, yüksek yağlı gıdalar yer alıyor.  Lezzetleri çok yüksek. Bir kere çocuğa bunu verdiğiniz zaman çocuk bunu devamlı  ister hale geliyor. Stres faktörü çok artmış. Evde anne-baba stresli olunca,  çocuk da bir taraftan stres yaratınca bazen o problem olmasın diye çocuğa onu  mutlu edebilecek şeyler verilebiliyor. Bunların sayıları arttığında maalesef  çocuk da kilo almaya yatkın hale geliyor. Anne-babanın kilolu olma durumu da çok  etkili. Anne-babadan birisi kilolu olursa çocuğun ilerde genetik olma ihtimali en  az yüzde 30-40 artıyor, ikisi birden kiloluysa bu oran yüzde 70-80’leri buluyor.  Bu çocuğu genetik olarak değiştirmek zor, zaten hayata 1-0 yenik başlamış, bir de  üstüne gıda sektörüyle ‘çocuğumu mutlu edeyim’ diye hareket edilirse çocuklar o  yüzden kilolu oluyor. Maalesef çocukluk obezitesinde de artış var.”

 

Coşkun, Türkiye’de her 3 kişiden birinin obez olduğunu anımsatarak,  obezite ile Tip 2 diyabet, uyku apnesi, tansiyon, karaciğer yağlanması, kolestrol  gibi hastalıkların görülme sıklığının arttığını, sağlıksız bir toplum haline  gelindiğini söyledi.

 

Toplumda zayıf çocukların sağlıksız olduğuna dair bir kanı bulunduğunu  anlatan Coşkun, “Eskiden bu normaldi. 40-50 yıl önce, gıda sektörü bu kadar  gelişmemişti, gerçekten o zaman beslenme sorun olabilir ama artık bitti o  dönemler. Bugün artık aşırı beslenme sorun. Bugün artık aç ülkelerden çok fazla  bahsetmiyoruz, hep obeziteden bahsediyoruz. Obezite açlık sınırındaki nüfusun çok  üzerinde. Açlık da bir problem, buna karşılık çok fazla beslenme de bir problem,  bu sefer vücut kendi kendini imha etmeye başlıyor. O dengeyi kurmamız gerekiyor.”  diye konuştu.

 

Okuldaki beslenmenin kontrol altına alınabileceğini, bununla ilgili  çalışmalar da yapıldığını belirten Coşkun, “Bana göre asıl sorun eve geldikten  sonra. Aileye büyük görev düşüyor. Evde ev yemeği ve sağlıklı yemek ön planda  olmalı. Dışarı çıkıldığında ise fastfooddan kaçmak zor olabilir ama bunu ciddi  anlamda kontrollü bir şekilde vermek lazım. Çocuğunuz obeziteye yatkınsa o zaman  çok daha fazla dikkat etmek lazım.” dedi.

 

YEMEK ÖDÜL OLMAMALI

 

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve  Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Taşan ise toplum olarak  ödüllendirmenin yanlış yapıldığını ifade ederek, şu görüşleri paylaştı:

 

“Kendimizi ödüllendirirken bile bir başarı olduğunda yemeğe çıkıyoruz,  bir toplantı yapılacak, yemekli düzenleniyor. Ormanda yürüyüşe çıkmıyoruz,  bisiklet turu yapmıyoruz. Bisiklet sayısının artması obezitenin azalması,  egzersizin artması demek. Anne-babanın önce kendisinden başlaması lazım çünkü  çocuğa rol model oluşturuyor. Anne ve babanın önce kendisine çeki düzen vermesi  lazım, önce yediğine içtiğine bakması lazım, spor yapması lazım. Spor bizde çok  eksik. Çünkü spor bir ödüllendirme olarak görülmüyor, yorgunluk olarak  algılanıyor. Okullar başladı, çocuklarımızın başarılarını fastfood ile  ödüllendirmeyelim. Çocuklarımıza bisiklet alalım, havuza gitsin, hafta sonu  birlikte yürüyüş yapalım. Eğlenmek her zaman yemek yemek değildir, eğlenmek bir  sosyal faaliyettir, bir harekettir. Fiziksel aktivite çok önemli, kas dokusunun  çalıştırılması hem metabolizmamızı hızlandırıyor hem de insülin direncini  kırıyor. İnsülin direnci hem obezitenin hem de Tip 2 diyabetin temelinde yatıyor.  Yemeği bir ödül olmaktan çıkarabilirsek obetize ile mücadelede çok önemli bir  adım atmış oluruz.”

 

Taşan, çocukların telefonla bilgisayarla oynayarak sosyal anlamda  izole olduğunu belirterek, “Çocuk sanal bir ortamda eğlenmeye başlıyor, zaten  hareketsiz, bunu yaparken de bir şeyler atıştırıyor. Bu tür yemek yeme davranışı  fazla yemenize sebep olur. Yemek yerken televizyon seyretmeyin, telefonla  ilgilenmeyin, kendinizi yemeğe konsantre edin, yavaş yavaş yiyin.” tavsiyesinde  bulundu.



kaynak www.gazetevatan.com

  • Etiketler
  • Yorumla

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Wordpress Tema indir